10 Şubat 2011 Perşembe

3

Onu gördüğüm anda kalbimi birinin sıktığı için nefes alamıyormuşum gibi hissettim. Ağır bi suçluluk duygusuna kapıldığım için kafamı önüme eğdim ve görmemezlikten geldim.
Hiçbir şeyden de haberi yok üstelik. Olması da beklenemez. Kendi kendime kapıldığım bir utanç işte Belirsiz...
Dün gece 3'e kadar konuştuğum kişiye ilk başta anlamsız şeyler söylüyordum. Sonra bir de baktım ki tüm onları aleyhimde kullanmaya başlamış. Nasıl yaptım bu hatayı?!
Söylediği sözlerin tüm ruh halimi değiştirdiğini bilmiyor Belirsiz, bilseydi de umrunda olmazdı belki... Ama o kadar kötü bir histi ki hatalarımın yüzüme çarpılması.
Acıttı.
Üstelik o istese de bu kadar acıtamazdı. Ben yanlışımı anladım ve kendi yüzüme çarptım demeliyim...

3 Şubat 2011 Perşembe

2

İnsan neden konuşur? Neden susar?
Neden güler? Neden ağlar?
Dünyadaki herkes sussaydı ne olurdu acaba?
Herkes kendi içine dönseydi... Günlerce ağlasaydık. Selam vermeksizin, birbirimizi görmeden yaşasaydık.
Yolda yürüyen herkesin başı öne eğik olsaydı. Yüzler kapalı, gözler yaşlı...
'Belirsiz' ruhlar içerisinde... Lila, turkuaz ve griye boyanmış elbiseler... Her rengin özünde siyah ve beyaz yatmaz mı peki?
Milyarlarca insan... Bembeyaz gelip bembeyaz giden var mı?
Kalplerimiz düşünmeyi kestiğinde nerde olacağız?
İstediğimiz konumda mı?
Tüm istediklerimizi yapmış olacak mıyız?
O gün konuşmaya mı başlayacağız yoksa susmuş mu olacağız?
Boş muyuz?.. Ağlasak kendimize, ona, buna... Kalplerimiz yumuşar aslında?
Dalsak uzuuun uzun... Yazsak sayfalarca...
Uzansak ulaşamayacağımızı bile bile yıldızlara.
Hepsi, herkes, her şey;
Anlam kazanırdı belki...

2 Şubat 2011 Çarşamba

1

Biliyor musun Belirsiz'im geleceğimizi tahmin etmeye çalışmak ve planlamak çok saçma bir şey. Son yazdığım şeyden bu yana yaklaşık olarak 7 ay geçmiş ve bu süre zarfında her şey o kadar değişti ki...
Babamın mutfaktaki duvarlara tabak fırlatarak kırma olayından sonra annemin tekrar barışmasını hiç beklemiyordum; ama ben İstanbul'dayken barışmış işte. Kendi bilir.
Şu sıralar babamı seviyormuş gibi hissetsem de boşanmadıkları için hata yaptıklarını hala düşünüyorum sanırm. Bu kanıya da o günleri her hatırladığımda sinirlenmem ve o günlerde hayatımıza ailem vasıtasıyla dahil olan bazı insanlardan nefret ettiğimi anlayınca vardım. Mesela Mümine Teyze, mesela Nuray Hanım...
Ka'ya taşındık. Canım arkadaşlarımı geride bırakarak buraya geldim. Şu an yazdıklarımla Kı'dayken yazdıklarımı karşılaştırıyorum da... Biraz özgüven kaybı yaşamaya başlamışım sanırım. Bir de yaza göre daha mutsuz ve dine daha az bağlı olduğumu fark ettim. Şu an sanki bedenim darbe almaktan nasır tutmuş da hiçbir şeyi hissetmiyormuşum gibi.
Banyo yaptım. Aynada kendime bakarken ne kadar ruhsuz olduğumu fark ettim. Yansımam bana bağıracak gibiydi. Anlatamıyorum.
Seni çok özledim Belirsiz; ama sayfalarını her açışımda ağlamak beni senden uzaklaştırıyor. Öte yandan da senden uzaklaşmak beni üzüyor.